Hayal, düşüncesizlik, yalnızlık özlemi, şimdiki zaman küçümseyiş ve yoğun bir gelecek tutkusu; bunlardan başka bir şey değil yaaşamım..

Edgar Allen Poe

Temmuz 24 2008

Anlatamadık…

Ne içinde bulunduğumuz durumu, ne de gelecek tutkumuzu… Kimseye anlatamamıştık. Oysa o kadar basit bir kuramdı ki bu… O kadar basit…

Sevda değildi bu. Sanki bir düştü. Halbu ki sürmedi hiçbir zaman sonsuza kadar. Süremeyecekti de. Üstelik bile bile aramıza girmişti kara duvarlar. Anlatamadık ki… Hemde hiçbir zaman.

Hep daha iyiyi istiyorduk. Her zaman. Madem günler geçiyordu , daha iyi olmalıydı gün sonu. Ama aslında daha kötü olmuştu… Oluyordu her gece. Her gece başka bir hüzünleniyorduk. Sabah erken kalkmalıydık örneğin, fakat hep öğlen kalkmıştık.

Baharı da geç yaşardık. Son bahar bizim baharımızdı aslında. Herşey istediğimiz gibiydi o mevsimde. Ne kar da ne de yağışta…Gözümüz yoktu.

Ama severdik… Güneşten daha fazla.

Bizim alkollerimiz de farklıydı. Hepsi şişede durduğu gibi dururdu. Yağmurda karda bekleyen sevdiğimiz olmamıştı ki hiçbir zaman. Hayatımıza giren kadınların hepsi bir noktada gitmişti. İlk yağışta üstelik. Ama içimizde hep bir umut, yağmurda beklemiştir, beklediyse diye bir düşünce…

Bizi bitiren bu düşünceler olmuştu aslında.

Onur Akın’ın dediği Son vapurda ayrıldı limandan… Bizim vapurumuz bile olmamıştı.İçimizde hiçbir şey susmamıştı halbuki. Ağlayan sesler olmamıştı bizden başka… Solan hiçbir yüz olmamıştı bizden başka…

Bir tek bizim yüreğimizde yangın çıkıp, hiçbir şehir yanmamıştı oysa.

Ne teknoloji ne de tıp bir çare bulamamıştı bize. Ne heves etmiştik saza. Bizim yarimiz de yağmur yürekli değil, yağmurumuz olmuştu.

Peki

Kime ne zararımız vardı ?

Anlatamadık ki…

ÜSTELİK HERKESİ KURTARMAK DA BİZE DÜŞTÜ İYİ Mİ ? YETER BU SORUMLULUK. DAR SOKAKLARDA, DAR İNSANLARLA YAN YANA YÜRÜEMEDİK BİZ. KİM GİDERSE GİTSİN ARTIK YARALAMAZ BİZİ.

Mart 03 2008

.

Hani bir cümleni tüm dünyaya duyurmak istersin ya, hani uyumadan önce yarını olması gerektiği gibi düşünürsün.Ya da atarsın tüm olanları bir yana öylece susarsın sadece…

Şubat 14 2008

Derdimi Söyledim;

Derdimi Söyledim; Derdini Dinletemeyenlerin Dertlerine Devrederek Dertlerin Yenilerini Hazmederek Çekip Giderek Yenmek Var;



Her Zaferin Arkasında Bir Gerçek Var
Yıkılan Geçmişin Kalıntıları Arasında Problem Var
Kaçmakla Kurtulamazsın Onun Hayatında Izlerin Var
Sus Ve Otur Yerine Gelecekte Geçmişe çözüm Var

Read the rest of this entry »

Şubat 04 2008

Anneme

İclal Aydın’ın bir şiiri anneme diliyorum ;
Ne zaman eksiyor sevgiler,ödenen bedellerin acısı geçince mi ?

Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü
bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne.
Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama…

Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki.
Hep aynı cümleler; “Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?”
Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde.
Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta
dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla
tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba?
Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena…

Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları.
Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var.
Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da
“Annenin kaderi kıza” dedikleri doğru mu?
“Baban eskitir her şeyi kızım” demiştin bir kez,
anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim.
Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde.
Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye,
çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne,
yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.

Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor,
televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum,
açtığımı gören olmuyor.
Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor.
Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor…

Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor.
Ah nasıl eskiyor her şey anne, nasıl eskiyor.
Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum. Seni çok özlüyorum.
Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep?
Gidemeyişine ağladın mı sende? Ne zaman eskiyor sevgiler?
Ödenen bedellerin acısı geçince mi? İşte böyle,
kalbimde bir acı. Şarkılar seni söyler.

Ocak 03 2008

Yılbaşına nasıl girdim ?

Yılbaşına aldık şarablarımız, tavuklarımızı,mezemizi vs… Amann bir hazırlık bir telaşş..

İsmail bey bizim yemek işlerinden en iyi anlayan adamımız. Neyse ismail bey tavukları kızartıyor.. Hafifte hasta kendileri…Saat 23:30 herkeste bir telaş…

yemek hazır ve şarapların açılma merasimine geldik… O da ne tirbüşon yokk ! İsmail beyin zekasına güvenerek tıpa mantarı şişenin içime gömeceğiz. Birinci bıçak darbesi.. ikinci bıçak darbesi ve üçüncü bıçak darbesi… Hop bıçak ve mantar içerde tam istediğimiz gibi…

bıçak da içerde olunca İsmail beyimiz hırs yapıp bıçagı başka bir bıçak yardımıyla çıkarmaya çalıştı..

Ben - Aman ismail bey etme eyleme bir iş çıkacak zebil olacak yılbaşı..

İsmail Bey - Si***et bişey olmaz.

Ben - Bak sabaha vps di sunucuydu bir ton işimiz var kaza bela olmasın…

İsmail Bey - Aha çıktı …

O da ne. !!! Bıçak çıktı ama ismail parmak binbir parça… Kanlar şaraba karışmış.. Bildiğin beyaz şarap bildiğin Cumartesi’ne dönüşmüş.

Aliiii Pammmuukkk getiirrrrr.. diye bir haykırış.

( Bu arada bir destek telefonu çaldı bakamadık özür dileriz :) )

Baktık pamukladık sardık bantladık falan. Baktık tırnak geriye dogru deyiyor… Olmadı apar topar bir polikinikliğe attık kendimizi. İsmail bey in parmaga dikiş atılırken ve ben ve bir arkadaşım daha polikinikliğin bekleme salonunda beklerken o da ne ! ! 10 - 9 - 8 - ….. 2 - 1 ve 2008 :( :( Böyle girdik anasını satayım…

Dip Not : İsmail Bey çık hayatımdan :D

Aralık 22 2007

r10 da tagın ne işi var :D

r10 a tag koyarsan olcagı bu

Aralık 09 2007

Neye ihtiyacım var

Bu aralar hem çok dolu hem de bomboş hissediyorum. Aklımda planlanmış ve belkide doğru veya yanlış bir çok fikirler var fakat bunlara zaman ayıramıyorum.Halbuki çok zamanım var. Nasıl iş anlamadım. Belki biraz düzen belki biraz zaman yada biraz herşeye boşvermişlik..?

Yada mutluluk ? Fakat mutluyumda aslında… Peki ama nedir beni oyalayan ?

Kasım 20 2007

google earth’te kabeyi bulup mousela 7 kere dönsek haci olurmuyuz?

google earth’te kabeyi bulup mousela 7 kere dönsek haci olurmuyuz?

Kasım 11 2007

Site yenilemesi

Tasarımı güzel bir tema buldum. Yazılarda, sidebar ve header da azıcık oynadım. Yukarıdaki sabit resimide sürekli değişen resim olarak ayarladım bakalım yorumları alalım ?

Kasım 09 2007

ehliyet sınav sonuçları :D

fazla güzel değil ama geçmek te birşey :(

2.girişim bu yıl.

Read the rest of this entry »