Hayal, düşüncesizlik, yalnızlık özlemi, şimdiki zaman küçümseyiş ve yoğun bir gelecek tutkusu; bunlardan başka bir şey değil yaaşamım..

Edgar Allen Poe

Şubat 14 2008

Derdimi Söyledim;

Derdimi Söyledim; Derdini Dinletemeyenlerin Dertlerine Devrederek Dertlerin Yenilerini Hazmederek Çekip Giderek Yenmek Var;



Her Zaferin Arkasında Bir Gerçek Var
Yıkılan Geçmişin Kalıntıları Arasında Problem Var
Kaçmakla Kurtulamazsın Onun Hayatında Izlerin Var
Sus Ve Otur Yerine Gelecekte Geçmişe çözüm Var

Read the rest of this entry »

Şubat 04 2008

Anneme

İclal Aydın’ın bir şiiri anneme diliyorum ;
Ne zaman eksiyor sevgiler,ödenen bedellerin acısı geçince mi ?

Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü
bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne.
Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama…

Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki.
Hep aynı cümleler; “Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?”
Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde.
Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta
dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla
tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba?
Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena…

Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları.
Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var.
Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da
“Annenin kaderi kıza” dedikleri doğru mu?
“Baban eskitir her şeyi kızım” demiştin bir kez,
anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim.
Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde.
Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye,
çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne,
yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.

Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor,
televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum,
açtığımı gören olmuyor.
Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor.
Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor…

Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor.
Ah nasıl eskiyor her şey anne, nasıl eskiyor.
Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum. Seni çok özlüyorum.
Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep?
Gidemeyişine ağladın mı sende? Ne zaman eskiyor sevgiler?
Ödenen bedellerin acısı geçince mi? İşte böyle,
kalbimde bir acı. Şarkılar seni söyler.

Ocak 25 2008

288 Km.

.. Başımıza gelen bütün bu şeyler,

Dünyada olmamaktan daha iyi.

Hem bizim için, hasret falan da neymiş ki ,

Sen orda yıldızlara bakar dalarsın

Ben burda cigaramı yakar dalarım..

İşte olur biter.. !

Ocak 23 2008

Yanlış kişiyi sevdin be kızım…

Ne sanıyordun ki… Böyle olacağı başından belliydi aslında. Sen de biliyordun ben de.Peki bana itiraflarından önce adam akıllı konuştuğumuzda neden bunları söyleyemedik birbirmize?Beni görmeden de tanıyabilir sonra tekrar tekrar düşünebilirdin. O ayrılık itiraflarında üzülüşün,ağlayışların,yakarışların doğrumu bilinmez ama… Aması dedim ya yanlış kişiyle yaşadın bunları.O ben olmamalıydım. Beni tanımalıydın. Sevdiğim insanı değil 6 ay , 6 yıl unutamayacağımı düşünmeliydin gelirken de giderken de…Çünkü neden biliyormusun? Sevmeyi seviyorum.. Ayrılırken sevdiğimi düşünmeyi, saatlerce boş vakit geçirmeyi seviyorum.Şu ne yapacağını değil, geçmişti neler yaptığını düşünmeyi seviyorum. Belki de seni değil, senle veya sensizliği seviyorum. Yanlış kişiye acı çektiriyorsun. Yanlış adamı üzüyorsun…Yanlış adamın;elindeki tek resmine bakıp bakıp efkarlanmasını sağlıyorsun… Şu an hiçbirşey anlamasan hiçbirşey hissetmesen bile, ne diyebilirm ki.

Dedim ya .

Ocak 12 2008

Geçti zamanı ateşin aşkın,Şimdi kül vakti

Kül Vakti - Ezginin Günlüğü

Tut elimden beni kaldır göçelim
Adalara bu gece
Yağım tükendi kandilim söndü
Yana yana bu gece
Canımı alsınlar dar sokaklar vakitsiz uykular
Uyanırım eli annemin gönlümü okşar
Düştüm eyvah dalgalara yar
Ay dokundu geçti bana yar
Çıkar beni kollarında yar
Kurut sakız ağacında yar
Yüreğim yanar
Nar ağacında bir kucak zakkum
Hangi yazdan kalma
Canımı al benim al ışığımı
Hüznüme dokunma
Denize bandım ekmeğimi sana getirdim yar
Suya karıştım şarkılarla gelmiyor bahar
Kimse bilmiyor derdimi
Ateşe attım kendimi
Geçti zamanı ateşin aşkın
Şimdi kül vakti
Bu deniz annemin evi
Çivit kokardı mendili
Sebebi yok ağlar dururdu
Her seher vakti

Ocak 03 2008

Yılbaşına nasıl girdim ?

Yılbaşına aldık şarablarımız, tavuklarımızı,mezemizi vs… Amann bir hazırlık bir telaşş..

İsmail bey bizim yemek işlerinden en iyi anlayan adamımız. Neyse ismail bey tavukları kızartıyor.. Hafifte hasta kendileri…Saat 23:30 herkeste bir telaş…

yemek hazır ve şarapların açılma merasimine geldik… O da ne tirbüşon yokk ! İsmail beyin zekasına güvenerek tıpa mantarı şişenin içime gömeceğiz. Birinci bıçak darbesi.. ikinci bıçak darbesi ve üçüncü bıçak darbesi… Hop bıçak ve mantar içerde tam istediğimiz gibi…

bıçak da içerde olunca İsmail beyimiz hırs yapıp bıçagı başka bir bıçak yardımıyla çıkarmaya çalıştı..

Ben - Aman ismail bey etme eyleme bir iş çıkacak zebil olacak yılbaşı..

İsmail Bey - Si***et bişey olmaz.

Ben - Bak sabaha vps di sunucuydu bir ton işimiz var kaza bela olmasın…

İsmail Bey - Aha çıktı …

O da ne. !!! Bıçak çıktı ama ismail parmak binbir parça… Kanlar şaraba karışmış.. Bildiğin beyaz şarap bildiğin Cumartesi’ne dönüşmüş.

Aliiii Pammmuukkk getiirrrrr.. diye bir haykırış.

( Bu arada bir destek telefonu çaldı bakamadık özür dileriz :) )

Baktık pamukladık sardık bantladık falan. Baktık tırnak geriye dogru deyiyor… Olmadı apar topar bir polikinikliğe attık kendimizi. İsmail bey in parmaga dikiş atılırken ve ben ve bir arkadaşım daha polikinikliğin bekleme salonunda beklerken o da ne ! ! 10 - 9 - 8 - ….. 2 - 1 ve 2008 :( :( Böyle girdik anasını satayım…

Dip Not : İsmail Bey çık hayatımdan :D

Aralık 22 2007

r10 da tagın ne işi var :D

r10 a tag koyarsan olcagı bu

Aralık 20 2007

Bayram Sabahı…

Yaşadığım ve yaşamadığım o kadar çok şey var ki… Sen,ne yaşadığımsın ne de yaşamadığım.. Sen benim yaşayamadığımsın…Saatlerce resmine bakıp, resmine bakıp…

Yokuluğuna alışmak,varlığına alışmaktan daha zor oluyor…Yokluğun da hiç fena değil…

Aralık 19 2007

Beddua

Anlamsız karakterlerin oluşturduğu kelimelerimin esiri olan cümlelerim seni bulsun! yolunuz açık olsun. hak yanınızda aşkım anlamlarınızda olsun, kendimi kaybettim senide kaybedersem eğer ;son cümlelerim zamanın içinde kaybolsun, kalemi tutan ellerim taş olsun, gözlerimden yaş yerine dökülen kan olsun, Read the rest of this entry »

Aralık 17 2007

Sandbox Çıkma

Arkadaşlar konu açıldı mı açılmadı mı bilmiyorum ama kendi kendine ban yiyen siten (kelimesinde ban yemişti. Ilk 1000 sonuçta bile yoktu) dün gece geri geldi Hemde şıklığı ve zerafetiyle… Eğerki sitenizin sandbox yediğini düşünüyorsanız yapmanız gerekenler ;

Read the rest of this entry »